Lefkoşa'da Avrupa
Şampiyonlar Ligi grubu · APOELKıbrıs'taki küçük kulüp, kurada Real Madrid, Tottenham ve Dortmund ile aynı kutuya düştü. Yirmi yaşındaki bir kanat oyuncusu için Avrupa böyle açılır: bir gecede, hazır olmadan.
Kanat · Macaristan · Galatasaray
Budapeşte, Macaristan184 cmGalatasaray
Topu aldığı yerde durmaz; hep bir yön seçer ve o yöne koşar.
Hikâyesi
Budapeşte'den Palermo'ya, Lefkoşa'dan Freiburg'a: bir kanat oyuncusunun yolu düz gitmedi, ama her durakta aynı şeyi yaptı — çizgiyi kısalttı.
Budapeşte'de doğdu ve futbolu Puskás Akadémia'da öğrendi. Soyadı Macar futbolunda yeni değildi: babası Sándor Sallai millî formayı giymiş bir savunmacıydı. Aynı soyadını sahaya ikinci kuşakta geri getirmek, bir çocuğun sırtına erken binen bir yüktür.
On sekiz yaşında İtalya'ya, Palermo'ya gitti. Serie A bir genç kanat için doğru okul ama yanlış zamandı; sahada geçirdiği süre, kulübede geçirdiği sürenin yanında kısa kaldı. O yıl öğrendiği şey teknik değil, sabırdı.
Sonra kimsenin kariyer planına yazmayacağı bir adım attı ve Kıbrıs'a, APOEL'e gitti. Şampiyonluk kazandı, Avrupa'yı ilk kez içeriden gördü. Bir oyuncunun gelişimi için oynamak, hangi ligde oynadığından önce gelir; bunu erken anladı.
Almanya yedi yıl sürdü. Freiburg'da kanat oyuncusu olmanın yarısının topsuz koşu olduğunu öğrendi: baskı, geri dönüş, aynı koşuyu doksan dakika boyunca tekrar tekrar yapmak. İstanbul'a geldiğinde artık sadece hızlı bir çocuk değildi — nereye koşacağını bilen bir oyuncuydu.
Hat soldan sağa parlıyor: kariyer ilerledikçe ışık artıyor, bugünkü kulüpte zirveye çıkıyor.
Arşivin sakladığı geceler — her biri neden hatırlandığıyla birlikte.
Kıbrıs'taki küçük kulüp, kurada Real Madrid, Tottenham ve Dortmund ile aynı kutuya düştü. Yirmi yaşındaki bir kanat oyuncusu için Avrupa böyle açılır: bir gecede, hazır olmadan.
O yaz Avrupa'da kapasitesini tam dolduran tek stadyum Puskás Aréna'ydı. Dünya kapalıyken Budapeşte'de tribünler tıka basa doldu ve Macaristan sahadan beraberlikle çıktı.
Kulübün tarihindeki ilk kupa finali. Olympiastadion'da doksan dakika, uzatma ve penaltılar; kupa Leipzig'e gitti, ama o kadro Freiburg'un en uzağa gittiği kadro oldu.
İngiltere kendi sahasında 4-0 yenildi ve gollerin ikisi Sallai'nindi. Macaristan için bir sonuçtan fazlasıydı; küçük bir ülkenin büyük bir ülkeye kendi evinde ders vermesiydi.
Bu bölüm arşivin en kişisel yeri. Golün kendisi değil, nasıl olduğu.
Topu kontrol ederken yana değil öne alır. Bu küçük tercih savunmacıyı yarım metre geri iter ve sonraki her şeyi kolaylaştırır. Kanat oyuncularının çoğu ilk temasla vakit kazanır; o ilk temasla mesafe kazanıyor.
Sağda başladı, solda oynadı, gerektiğinde forvet arkasına ve bek önüne çekildi. Teknik direktörlerin bu tip oyuncuyu sevmesinin sebebi golü değil, bir kadro sorununu tek başına kapatması. Çok yönlülüğün bedeli de var: her mevkide iyi olan, hiçbirinde vazgeçilmez sayılmıyor.
Topu kaybettiği anda durup söylenmiyor; ilk üç adımı hemen atıyor. Freiburg'da yedi yıl geçiren bir oyuncuda bu neredeyse bir refleks — o kulüp kanadına önce savunmayı öğretir. En çok bu koşuyu izliyorum, çünkü kimse alkışlamıyor.
Maç ve gol sayıları burada boş: doğrulanmadan rakam yazılmadı.
Kanat bir mevki değil, bir karakterdir: sahanın kenarında doğar, ortasında bitirmek ister.
— Roland Sallai